apansız düşen düş müydü kara gölgeli suların pınarsız yarınına mutluluk tiradı sekmeli dil tutkunu bellek perdahsız mevsim yeşiline zamansız kızıl
öykünüp buzul perili kutba dökülen görkemli ışınımına günsüzlüğün geri mi dönmeliydi aşk
savruk uçuşunla dokun adımsızlığın ayakuçlarına yorulmasın albenili sekişin billur gülüşünü huşuyla bürün beyaz feracene adın kar olsun
yangın yoksunluğuma erim erim erisin serin sıcaklığın yasaksız gir kimsesiz öykülerime ansızın git.me ki serüvenli yüreğine sussun-susasın sorgusuzluğum
efsun mavi esintilerin ardına gizle savaşçı ruha başkaldıran kutsal sarhoşluğunu derin dokunuşlar arifesinde ansızlığı kur gönül çeperlerime gizemli akışınla vur
-vur ki öleyim-
04 ağustos 2008 07:30 istanbul murat aydın doma |